Çakal Hakaret Midir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç, iktidar ve toplumsal düzen üzerine düşündüğümüzde, dilin, en güçlü iktidar araçlarından biri olduğunu unutmamak gerekir. Bir kelimenin ya da bir ifadenin ne kadar etkili olabileceği, aslında toplumsal yapılar ve güç ilişkileriyle nasıl şekillendiğiyle doğrudan bağlantılıdır. “Çakal” kelimesi, dilin en basit ama aynı zamanda en güçlü araçlarından biridir. Kimi zaman bir hakaret olarak kullanılır, kimisi içinse sadece bir sıfat olarak kalır. Peki, “çakal” hakaret midir? Bu soruyu sadece kelimenin anlamına bakarak değil, aynı zamanda iktidar, kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık bağlamında incelememiz gerektiğini düşünüyorum. Zira, dilin toplumdaki yerini, kimlerin bu dilin araçlarını kullandığını,…
Yorum BırakGüçlü Fikirler Blogu Yazılar
Akıl Akıldan Üstündür: Deyim mi, Atasözü mü? “Akıl akıldan üstündür” ifadesi, Türk kültüründe sıkça duyduğumuz ve pek çok farklı durumu anlatan bir sözdür. Ancak bu sözü ne zaman kullanmamız gerektiğini, kökeninin ne olduğunu ve gerçekten deyim mi, atasözü mü olduğu sorusunu zaman zaman kendi zihnimde tartışıyorum. Bir mühendis olarak her şeyin mantıklı bir temele dayanmasını bekliyorum ama insan tarafım, sosyal ve duygusal bakış açısıyla bu söze farklı bir anlam da katabiliyor. Hadi, bu iki farklı bakış açısını bir arada değerlendirelim. Akıl Akıldan Üstündür: Dilsel Bir İnceleme İçimdeki mühendis bana hemen şunu söylüyor: “Dil bilimsel açıdan bakıldığında, bu ifade bir deyimdir.”…
Yorum BırakPostüral Kaslar: Bedenin Felsefi Duruşu Bedenin, yalnızca fiziksel bir varlık olmaktan çok daha fazlası olduğunu düşündüğümüzde, her bir hareketin, her bir duruşun arkasında derin bir anlam ararız. İnsan, sadece düşündüğü değil, aynı zamanda varlığını sürdürdüğü biçimiyle de dünyada bir iz bırakır. Postüral kaslar – bedensel duruşumuzu koruyan kaslar – bu izlerin, vücudun bir felsefesi gibi düşünülebilir. Ancak bu kaslar, sadece fiziksel değil, felsefi bir anlam taşır mı? Bedenimizle ilgili sorular sormak, epistemolojik, etik ve ontolojik açılardan nasıl bir perspektif gerektirir? Felsefe, tüm dünyayı yeniden anlamamıza yardımcı olabilir. Etik, doğru yaşamın yollarını sorgular; epistemoloji, bilginin sınırlarını araştırır; ontoloji ise varlık ve…
Yorum BırakKezzap Suda Çözünür Mü? Pedagojik Bir Bakış Açısı Öğrenmenin gücü, insanın dünyayı anlaması, düşünme biçimlerini değiştirmesi ve kendini dönüştürmesi adına büyük bir kaynağa sahiptir. Her an yeni bir bilgi edinme, keşfetme, sorgulama ve bu süreçte dönüşme fırsatıdır. Ancak bu yolculuk, her birey için farklı bir biçimde işler. Öğrenme, yalnızca bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda insanın kendi algılarını, bakış açılarını ve dünyayla ilişkisini yeniden şekillendirdiği bir deneyimdir. Bir öğretmen ya da uzman kimliğiyle değil, yalnızca bir keşif yolcusunun bakış açısıyla yazıyorum. Çünkü burada önemli olan, tek bir doğruya sahip olmak değil, bir soruyu sormak ve o sorunun cevabına ulaşırken, daha…
Yorum BırakIP Askı: Eğitimde Sağlık ve Verimlilik Arasında Bir Denge Öğrenmenin dönüştürücü gücü, insan hayatında en önemli rolü oynayan etmenlerden biridir. Öğrenme, sadece bireylerin zihinsel kapasitesini genişletmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapıyı ve kültürel anlayışları dönüştürme potansiyeline de sahiptir. Bugün eğitimi, sadece bilgi aktarımından çok daha fazlası olarak görmemiz gerektiğini biliyoruz. Eğitim, bireylerin düşünsel ve duygusal gelişimlerini sağlayan, toplumsal hayatta daha aktif ve bilinçli bireyler olmalarına yardımcı olan bir süreçtir. Bu yazıda, IP askı (individüel planlı askı) gibi eğitimdeki bazı yenilikçi yöntemlerin, öğrencilerin sağlığı ve verimliliği üzerindeki etkisini pedagojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. IP Askı ve Öğrenme: Bütünsel Bir Bakış IP…
Yorum BırakGlaskow Skalası 4: Bir Toplumun Dönüşümünü Anlamak Geçmişin izleri, bugünün dünyasını şekillendiren karmaşık bir harita gibidir. Geçmişin anlamı, sadece tarihi olayları öğrenmekle değil, o olayların toplumsal yapıyı nasıl dönüştürdüğünü ve günümüzle nasıl bir bağ kurduğunu anlamakla kazanılır. Geçmişin öğrettikleri, bugünle olan ilişkilerimizi gözler önüne sererken, tarihsel olaylar ve toplumsal dönüşümler arasındaki köprüleri inşa etmemize yardımcı olur. Bu yazı, Glaskow Skalası 4’ün tarihsel bağlamını ve toplumsal etkilerini ele alacak; toplumsal dinamiklerin nasıl şekillendiğine dair önemli sorular ortaya koyacak. Glaskow Skalası: Tanımı ve Temel Özellikleri Glaskow Skalası ve İlk Uygulamalar Glaskow Skalası, 1970’lerde gelişmeye başlayan bir nörolojik değerlendirme aracıdır. Bu ölçek, bir…
Yorum Bırak3 Dönem Kuralı Nedir Kredi? Kredi Almak İçin Gerekli Temel Bir Kılavuz Kredi, günümüzün finansal dünyasında hayatımızın bir parçası haline geldi. Kredi kartından konut kredisine kadar birçok alanda karşımıza çıkıyor. Ancak kredi almak, sadece başvurmakla bitmiyor; bir de dikkat edilmesi gereken bazı kurallar var. Bunlardan biri de “3 dönem kuralı.” Peki, bu kural ne anlama geliyor ve kredi almak için nasıl bir etkiye sahip? İşte bu sorulara açıklık getirecek bir yazı. 3 Dönem Kuralı Nedir? 3 dönem kuralı, kredi geçmişinizin incelenmesinde dikkate alınan önemli bir parametreyi ifade eder. Finansal kurumlar, kredi başvurusu yapan kişinin ödeme alışkanlıklarını değerlendirirken, özellikle son üç…
Yorum BırakTelefon Neden İnterneti Çok Yiyor? Dijital Dünyanın Sosyolojik Derinliklerine Yolculuk Hepimiz zaman zaman telefonlarımızın internet kullanımının bir hayli arttığını fark ederiz. Özellikle mobil veri planlarıyla ilgili uyarılar aldığımızda, “telefon neden interneti bu kadar yer?” sorusu kafamıza takılır. Belki de iş yerinden eve dönerken veya bir kafede otururken telefonun internet paketini hızlıca tükettiğini görürüz. Ama bu sadece teknik bir sorun değil; dijital dünyanın bizlere sunduğu bu bağımlılık hali, aslında çok daha derin sosyolojik soruları gündeme getiriyor. Telefonun interneti “çok yemesi”, bireysel alışkanlıklardan çok, toplumsal normlar, kültürel pratikler ve güç ilişkileriyle bağlantılı bir olgu. Sosyolojik bir perspektiften bakıldığında, dijital teknolojilerin günlük hayatımıza…
Yorum BırakKıl Payı Kaçırmak Ne Demek? Kültürel Görelilik ve Kimlik Üzerine Bir Keşif Hepimizin hayatında bir kez olsun “kıl payı kaçırmak” tabirini duyduğumuzda, o anın derinliğini ve anlamını kısa bir anlık bir farkındalıkla kavrarız. Bu deyim, genellikle bir şeyin tam sınırında kalmak, belki de başarılı olamamak ama çok yakın bir mesafede olmak anlamında kullanılır. Ancak, dilin ve kültürlerin evriminde, “kıl payı kaçırmak” aslında çok daha derin, sembolik bir anlam taşır. Kültürel ve toplumsal yapıların içinde, insanların bir hedefe, başarıya ya da belirli bir duruma ulaşmak için gösterdikleri çabalar, bazen çok ince sınırlarla belirlenir. Birçok kültür, bireylerinin ve topluluklarının bu tür sınırlar…
Yorum BırakHaftanın Günü Nasıl Yazılır? Felsefi Bir Düşünce Bir sabah, takviminize göz attığınızda, gözünüz bir anlığına “Pazar” kelimesinde takılı kalıyor. O gün, haftanın son günü, ama acaba gerçekten son mu? Zihnimizdeki bu soru, yalnızca takvimi bir araca dönüştüren bir biçimsel problem gibi görünebilir, ancak aslında daha derin bir felsefi anlam taşıyor: Zaman, günler, ve haftalar ne kadar nesnel? Ve bu nesnellik, bizim yazma biçimimize nasıl yansır? Haftanın günü nasıl yazılır? Düşünce dünyamızın ve dilimizin, yaşamı nasıl anlamlandırmamıza yardımcı olduğu sorusu, çok daha fazla yanıta sahip olabilir. Felsefe, genellikle bize en basit görünen şeylerin ardındaki karmaşıklığı gösterir. Takvimi ve haftanın günlerini yazmak,…
Yorum Bırak