İnsan Hakları Konseyi Ne Zaman Kuruldu? Ve Neden Hâlâ Tartışıyoruz? İnsan Hakları Konseyi, 15 Mart 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 60/251 sayılı kararıyla kuruldu. Eski İnsan Hakları Komisyonu’nun yerini aldı. Kağıt üzerinde bakınca “daha güçlü, daha etkili, daha modern” bir yapı gibi duruyor. Ama ben İzmir’de yaşayan 28 yaşında biri olarak şunu net söyleyeyim: Kağıt üstündeki hiçbir kurum, gerçek dünyadaki güç ilişkilerinden tamamen bağımsız değil. Ve evet, tam da burada tartışma başlıyor. İnsan Hakları Konseyi: İyi Niyetle Başlayan Büyük Bir Deney Bugünkü makalemizde “Anayasa Mahkemesi ilk kez hangi anayasamızda yer almıştır” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz. 2006:…
Yorum BırakEtiket: bir
İzmir’de Bir Kahve, Biraz Aşırı Düşünme ve Kimlik Krizi: Başlangıç İzmir’de sabahları en çok yapılan şeylerden biri kahve içmek değil, aslında “bugün kim olsam?” sorusunu fark etmeden düşünmek. Bunu yüksek sesle söylemiyoruz tabii, çünkü o zaman insanlar bize “iyi misin?” diye bakıyor. Ama iç ses… o ayrı bir karakter. Geçen gün Alsancak’ta bir kafede oturuyorum. Masada latte, yanında “bugün çok üretken olacağım” hayali. Beş dakika sonra telefonda Reels kaydırırken buluyorum kendimi. İç sesim hemen devreye giriyor: “Sen geçen hafta da böyle dememiş miydin?” İşte tam bu noktada Erikson’un kimlik kuramı nedir? sorusu bir akademik kavram olmaktan çıkıp, insanın ensesine hafifçe…
Yorum BırakKapadokya’ya otobüsle gidilir mi? Ankara’dan başlayan bir yol hikâyesi Ankara’da yaşayan biri için Kapadokya aslında hiç “çok uzak” değildir ama insanın zihninde yine de ayrı bir dünya gibi durur. Üniversiteden mezun olduktan sonra veri analiz işleriyle uğraşmaya başladığım dönemde, haftanın çoğu ekran başında geçiyordu. Bir süre sonra kafayı toparlamak için “bir yerlere kaçma” isteği büyüdü. Uçak biletlerine baktım, araba kiralama seçeneklerine baktım ama en sonunda kendimi AŞTİ’de buldum. Çünkü aklımdaki soru çok basitti: Kapadokya’ya otobüsle gidilir mi? O gün aldığım karar, aslında sadece bir ulaşım tercihi değil, yolculuğun kendisini deneyimleme kararıydı. Otobüs yolculuğu neden hâlâ tercih ediliyor? Bugün Türkiye’de şehirler…
Yorum BırakKawasaki Z 750 kaç beygir? Sorunun aslında neden bu kadar merak edildiği Yine bir Halliburton içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Kawasaki Z 750 kaç beygir”. Motor dünyasında bazı sorular vardır ki, teknik bir detay gibi görünse de aslında çok daha geniş bir hikâyenin kapısını aralar. “Kawasaki Z 750 kaç beygir?” sorusu da tam olarak öyle. Bursa’da sabah işe giderken trafikte yanımdan geçen bir motoru gördüğümde bile bazen kendi kendime bu soruyu soruyorum. Çünkü mesele sadece rakam değil; o rakamın arkasındaki karakter, kullanım hissi ve dünyanın farklı yerlerinde bu motorun nasıl algılandığı. Kawasaki Z 750, özellikle 2000’lerin ortasından itibaren orta-üst naked…
Yorum BırakHoş geldiniz! Bu yazımızda “Banka kartının son 6 hanesi nerede” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız. 6 Haneli Kart Şifresi Nedir? Günlük Hayatta Görünen Ama Pek Anlaşılmayan Bir Güvenlik Katmanı Şifre dediğimiz şey aslında neyi korur? Günlük hayatta banka kartı kullanmak o kadar sıradanlaştı ki, çoğu zaman cebimizden çıkarırken bile düşünmüyoruz. Market kasasında, otobüs kartı yüklerken ya da internetten bir şey alırken aynı ritüel tekrar ediyor: kartı okut, şifreyi gir, geç. Ama işin arka planında oldukça ciddi bir güvenlik mekanizması var. Özellikle “6 haneli kart şifresi nedir?” sorusu, son yıllarda hem güvenlik hem de dijitalleşme açısından daha fazla…
Yorum BırakMerhaba değerli Halliburton okuyucuları. Bu yazımızda “Göreme adı nereden gelmiştir” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz. Göreme adı nereden gelmiştir? Sessiz bir vadinin isminin peşinde Göreme’ye ilk kez gitmeden önce, isminin bu kadar yumuşak ve neredeyse melodik olabileceğini düşünmemiştim. Haritada küçük bir nokta gibi duran bu yer, aslında Kapadokya’nın kalbine açılan kapılardan biri. Ama asıl merak ettiğim şey hep aynıydı: Göreme adı nereden gelmiştir? İstanbul’da bir ofis binasında çalışırken, öğle arasında pencereden dışarı bakıp şehrin gürültüsünü izlerken bile aklıma bazen Göreme geliyor. Çünkü isimler bazen sadece bir yer adı değildir; bir hissi taşır. Göreme de öyle bir kelime gibi duruyor: sakin, derin…
Yorum BırakGiriş Sizin İçin Seçtik: Bolat çapa makinası şanzıman yağı kaç numaradır ? Günlük hayatta kullandığımız kelimeler çoğu zaman sandığımızdan daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Özellikle tek bir kelimenin birden fazla anlam taşıması, o kelimenin “zıttı” sorusunu da düşündüğümüzden çok daha ilginç hale getirir. “Boy kelimesinin zıttı nedir?” sorusu da tam olarak bu noktada dilin katmanlı yapısını görünür kılar. Eskişehir’de üniversitede çalışan genç bir araştırmacı olarak dilin bu tür küçük ama derin sorularına sık sık takılırım. Çünkü bir kelimenin karşıtı, sadece sözlükten bakılıp geçilecek bir bilgi değildir; bağlama, kullanım alanına ve hatta tarihsel geçmişe göre değişebilir. “Boy” kelimesi de bunun en…
Yorum BırakJöper Nedir? Hayatımıza Nereden Girdi? Herkese selam! Geçen gün arkadaşlarla sohbet ederken biri “jöper” dedi ve ben bir an duraksadım. Çünkü öyle çok yaygın bir kelime değil, ama kullanıldığı yerlerde anlamı net. Aslında jöper, hem Türkiye’de hem de dünyada farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor ve bu yüzden biraz kültürel bir mercekten bakmak lazım. Temel olarak, jöper bir kişinin ya da kurumun bir konuda sağladığı kolaylık, fırsat veya avantaj anlamında kullanılıyor. Ama işin içine kültürel ve yerel farklılıklar girince anlam biraz kayabiliyor. Mesela Türkiye’de daha çok “bir işin kolaylaştırılması” veya “özel imkan sunulması” bağlamında duyabiliyoruz. Türkiye’de Jöperin Yeri Ben Bursa’da yaşıyorum ve…
Yorum Bırakİnsanlar aydınlatma için ilk olarak ne kullanmışlardır? Işığın peşinde bir insanlık hikâyesi Eskişehir’de üniversitede çalışan 27 yaşında bir araştırmacı olarak şunu sık sık fark ediyorum: İnsanlık tarihini anlamaya çalışırken aslında kendi gündelik hayatımıza da ayna tutmuş oluyoruz. Kampüste akşam geç saatlere kadar kalan öğrenciler lambaları kapatıp çıkarken, bir anda şu soru aklıma düşüyor: İnsanlar aydınlatma için ilk olarak ne kullanmışlardır? Bu soru basit gibi görünür. Ama içine girince, insanlığın hem teknik zekâsını hem de hayatta kalma mücadelesini anlatan kocaman bir hikâyeye dönüşür. Çünkü ışık dediğimiz şey, sadece görmeyi değil, korkuyu azaltmayı, üretmeyi ve hatta düşünmeyi mümkün kılar. İlk ışık: Ateşin…
Yorum Bırakİflas Eden Hapse Girer Mi? Edebiyatın Dönüştürücü Anlatılarıyla Bir İnfaz Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin ve anlatıların gücüne derinden inanırım. Her hikâye, her karakter, bizlere toplumsal yapılar, bireysel trajediler ve insanlık durumlarının farklı yönlerini sunar. Edebiyat, yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda bir ayna, toplumu yansıtan, sorgulayan ve dönüştüren bir mecra olarak karşımıza çıkar. Bugün, bir bireyin ekonomik başarısızlık nedeniyle hapse girip girmediği sorusunu, kelimelerle çözümlemeye, edebiyatın derinliklerinde aramaya çıkıyoruz. İflas, yalnızca bir finansal çöküş değil, aynı zamanda toplumsal normlarla ve bireysel kimlikle ilgili derin bir sorgulamanın zeminini hazırlayan bir temadır. Peki, iflas eden bir kişi gerçekten hapse girer mi?…
8 Yorum