İçeriğe geç

İran Türkiye kaç k ?

İran Türkiye kaç k? Meselesi: Benim Beynim Neden Böyle Çalışıyor?

Sitemizden Önerilen: İnsanlar aydınlatma için ilk olarak ne kullanmışlardır ?

Sizi Halliburton’da “İran Türkiye kaç k” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.

Bunu ilk kez biri bana sorduğunda gerçekten durdum. Bildiğin durdum yani… İzmir’de Kıbrıs Şehitleri’nde yürürken, elinde simit, kafanda güneş gözlüğü, iç sesin “hayat güzel” derken bir arkadaşın dönüp:

“İran Türkiye kaç k?”

dedi.

Ben de otomatik olarak:

“Abi kaç kilo mu, kaç kilometre mi, kaç kişi mi, kaç K’lık internet mi?”

diye bir iç panik yaşadım. Çünkü beynim böyle durumlarda Excel tablosu açıyor ama tablo bozuk oluyor.

Ve işin garibi şu: Bu soru hiçbir zaman sadece bir soru olmuyor. Bir şekilde hayatın ortasında patlıyor.

İzmir’de Günlük Hayat ve “İran Türkiye kaç k?” Travması

İzmir’de yaşamak biraz mental sakinlik + sürekli absürt düşünce karışımı gibi.

Mesela geçen gün sahilde oturuyorum. Karşıyaka vapuru geçiyor, martılar bağırıyor, insanlar selfie çekiyor.

Ben ne düşünüyorum biliyor musun?

“İran Türkiye kaç k acaba… km olarak mı, nüfus olarak mı, yoksa ekonomik karşılaştırma mı?”

Yan masada biri kahve içerken diğeri telefonda harita açıyor.

Ben yine:

“Kesin bu da İran Türkiye kaç k diye bakıyordur.”

Tabii kimse bakmıyor. Sadece ben içimde 24 saat Google çalışan bir sekme taşıyorum.

Bu Soru Nereden Çıktı? Beynimdeki Sekmeler

Şimdi dürüst olalım. “İran Türkiye kaç k?” diye bir şey aratılmasının temel sebebi şu:

İnsan beyninin gece 03:00 modunda çalışması.

Bunu şöyle açıklayayım:

22:00 → normal insan

00:00 → hafif düşünceli insan

02:30 → “acaba İran Türkiye kaç k?” sorusunu ciddi ciddi düşünen kişi

04:00 → varoluş sorgusu + Google geçmişi silme planı

Ben bu ölçeğin 02:30–04:00 bandında yaşıyorum.

Bir gün telefon elimde, yatakta uzanıyorum. Instagram’dan çıkmışım. Sessizlik var.

Bir anda beynim:

“Peki İran Türkiye kaç k?”

Ben:

“Ne kaç k ya? Ne k’sı?”

Beyin:

“Bilmiyorum ama önemli.”

Arkadaş Ortamında Bu Konu Açılırsa Olanlar

Geçenlerde arkadaşlarla oturuyoruz. Klasik İzmir muhabbeti:

Çay

Tost

Futbol

Hayatın anlamsızlığı

Bir arkadaş dedi ki:

“Ya İran Türkiye kaç k acaba?”

Masada 3 saniyelik bir sessizlik oldu.

Sonra biri:

“Abi km mi, nüfus mu, maaş mı?”

Ben zaten içimden patladım.

Çünkü bu soru bir domino taşı gibi. Bir düşerse herkes kendi saçma yorumuna gidiyor.

Bir arkadaş:

“Bence internet hızıdır.”

Diğeri:

“Yok ya ekonomik güç.”

Ben:

“Arkadaşlar bu bir tuzak soru olabilir mi?”

Ve konu 20 dakikada tamamen dağılıyor. Kimse net bir şey bilmiyor ama herkes çok emin konuşuyor. Modern insan özeti bu zaten.

İran Türkiye Kaç K? Aslında Neyi Ölçüyoruz?

Bazen düşünüyorum, biz aslında “İran Türkiye kaç k?” derken şunu soruyoruz:

Ne kadar büyüğüz?

Ne kadar farklıyız?

Ne kadar benziyoruz?

Ve en önemlisi: “Ben bunu niye düşünüyorum?”

Çünkü dürüst olalım, bu soru tek başına bir coğrafya sorusu değil. Aynı zamanda mental bir kısa devre.

Ben mesela bunu düşünürken şuna kayıyorum:

“Acaba İran’da da biri oturup Türkiye kaç k diye düşünüyor mu?”

Eğer düşünüyorsa, büyük ihtimalle o da benim gibi tavana bakıyordur.

Google Arama Geçmişim: Utanç Müzesi

Telefonumda geçmişe bakıyorum:

“İzmir en iyi kahvaltı yerleri”

“martılar neden bağırır”

“İran Türkiye kaç k”

Bu üçlü kombinasyon bir insanın zihinsel durumunu özetliyor olabilir.

Bir yandan brunch planlıyorsun, bir yandan kuş davranışı araştırıyorsun, diğer yandan iki ülkeyi “kaç k” diye kıyaslıyorsun.

Beyin şunu yapıyor:

“Ben çok normalim.”

Ama değil.

İç Sesimin Konferansı

İç sesim genelde üç kişilik bir ekip:

1. Mantıklı olan: “Buna gerek yok.”

2. Meraklı olan: “Ama ya önemliyse?”

3. Trol olan: “İRAN TÜRKİYE KAÇ K 😂”

Ve genelde trol olan kazanıyor.

İzmir Sokaklarında Varoluşsal Sorular

İzmir’de yürürken çok şey düşünürsün ama kimse bunu fark etmez. Herkes kendi evreninde.

Benim evrenim:

Ege rüzgarı

Hafif açlık

Ve “İran Türkiye kaç k?” sorusu

Bir gün otobüste gidiyorum. Şoför radyo açmış. Arkadan biri konuşuyor:

“Ekonomi…”

Ben zaten tetiklendim.

Çünkü ekonomi denince beynim otomatik olarak ülkeler arası karşılaştırma moduna geçiyor.

Ve yine:

“İran Türkiye kaç k?”

Bu noktada artık bu soru bir düşünce değil, refleks olmuş durumda.

Futbol Maçları ve Yanlış Kıyaslamalar

Futbol izlerken bile bu konu geliyor.

Bir arkadaş:

“Abi İran takımı iyiymiş.”

Ben:

“E Türkiye kaç k o zaman?”

Kimse ne demek istediğimi bilmiyor ama ben de bilmiyorum zaten.

Ama soruyorum.

Çünkü bazen insanın amacı cevap almak değil, sadece zihnindeki gürültüyü dışarı atmak oluyor.

İran Türkiye Kaç K? Sorusu Bir Tür Modern Çağ Şiiri mi?

Bir noktada şunu fark ettim:

Bu soru aslında yanlış değil. Sadece formatı tuhaf.

İnsanlar eskiden:

“Dünya ne kadar büyük?”

“Biz neredeyiz?”

diye soruyordu.

Şimdi:

“İran Türkiye kaç k?”

Kısaltılmış varoluş sorusu.

SMS gibi düşün:

Eskiden roman yazıyorduk, şimdi 3 kelimeyle evreni sıkıştırıyoruz.

Benim Kafamın İçindeki Harita

Kafamda dünya şöyle:

Türkiye: ortada

İran: biraz sağda

Ben: İzmir’de, ama zihinsel olarak hiçbir yerde

Ve bu haritada sürekli bir hesap makinesi çalışıyor:

“kaç k?”

Ama neyin k’sı olduğu belli değil.

Gündelik Hayatın İçinde Kaybolan Sorular

Market kuyruğunda beklerken bile bu konu geliyor aklıma.

Kasiyer:

“Poşet ister misiniz?”

Ben:

“İsterim ama İran Türkiye kaç k acaba?”

Kasiyer yüzüme bakıyor.

Ben de kendime bakıyorum.

İkimiz de aynı soruyu soruyoruz:

“Bu çocuk iyi mi?”

Arkadaşla Son Nokta Diyaloğu

Bir gün en yakın arkadaşıma dedim ki:

“Ya bu İran Türkiye kaç k sorusu beni yiyor.”

O da dedi ki:

“Abi sen önce kendini kaç k yapıyorsun ona bak.”

O an sustum.

Çünkü haklıydı.

Ama aynı zamanda değil gibiydi.

İşte beynim böyle çalışıyor.

“İran Türkiye kaç k” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Halliburton ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Sonuç Yerine Değil, Devam Eden Bir Düşünce

“İran Türkiye kaç k?” sorusu aslında bir cevap aramıyor.

Bir kıyas, bir merak, bir saçmalık, bir gece düşüncesi… hepsi karışık.

Ben İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu öğrendim:

Bazen insanın kafası gereksiz sorularla doluyor ama o sorular bile seni sen yapıyor.

Yani belki de mesele İran değil, Türkiye değil, “kaç k” hiç değil.

Mesele, o soruyu düşünürken yüzünde oluşan o garip ifade.

Ve o ifade hep bizde aynı:

Biraz gülümseme

Biraz kafa karışıklığı

Biraz da “ben ne yapıyorum ya” hissi

Ama yine de… bir sonraki sessizlik anında eminim yine aynı şey olacak:

“İran Türkiye kaç k?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.teomanforum.com https://fashionlight.com.tr https://atanurnakliyat.com.tr Sitemap
https://betexper.live/